Avustral Açık Grand Slam turnuvasının son gününde tek erkekler finali çok ilginç bir müsabakaya sahne oldu. Karşılaşmadının 2. setinde tedavi molası alan Rafael Nadal korta geri döndüğünde seyirciler tarafından ıslıklandı.
Daha önce kortta duygularını hiç belli etmeyen bir sporcu olan Nadal gözyaşlarına hakim olamadı. Sakatlığı nedeniyle büyük zorluk yaşayan Nadal, 3-1 maçı kaybetti ve Stanislas Wawrinka kariyerin ilk kez bir Grand Slam'de şampiyon oldu.
Sevgiler,
Serhat Öz
26 Ocak 2014 Pazar
İngiliz Kulüplerinin En Pahalı Transferleri
Mata'nın Manchester United'a transferi oldukça ses getirdiği bildiğiniz gibi. 37.1 milyon Pundluk bu transfer İngiliz kuluplerinin yaptığı en büyük 3. transfer oldu. Aşağıda şimdiye kadar yapılmış en büyük transferleri görebilirsiniz.
Sevgiler,
Serhat Öz
Carmelo Anthony'den rekor: ''62 sayı''
Carmelo Anthony, Charlotte Bobcats'e karşı oynanan maçta 62 sayıyla hem kariyer rekorunu hem de New York Knicks takım rekorunu kırmayı başardı ve NBA tarihinde unutulmayacak bir performans sergiledi.
11'de 6 isabetle üçlük atan Carmelo Anthony 35'te 23 isabetle toplam 62 sayı üretti ve 13 ribaunt topladı.
Bu unutulmaz performansın, 62 sayının tamamı aşağıdaki videoda, gerçekten izlemeye değer...
Sevgiler,
Serhat Öz
Etiketler:
Carmelo Anthony,
NBA,
New York Knicks,
NYK,
rekor
25 Ocak 2014 Cumartesi
Avustralya Açık 2014 'de Şampiyon Li Na
7-6 ve 6-0'lık setlerle maçı kazanan Li Na, 31 yaşında elle ettiği bu başarı ile Avustralya Açık'ı kazanan en yaşlı sporcu oldu.
Tebrikler!
Sevgiler,
Serhat Öz
23 Ocak 2014 Perşembe
Bir Futbol Fenomeni: St. Pauli
Almanya'nın Hamburg şehrinde 30 bin kişilik bir semtin futbol takımı St. Pauli. Futbola sadece seyirci olmayan, taraftarlık duygusu yaşayan futbolu seven herkesin tanıdığı bir futbol kulubü St. Pauli.
Peki St. Pauli'nin bu kadar hayrana sahip olmasının nedeni ne olabilir? Sportif başarı bunlardan biri değil. St. Pauli kulüp tarihinin çoğunu Almanya'nın alt liglerinde geçirmiş bir futbol takımı. Futbolda skordan daha önemli şeylerin olduğunun kanıtı St. Pauli ve işte bu nedenle dünyaca ünlü bir takım.
Almanya'da nerdeyse her takım taraftarları arasında görülen nazi sempatizanı taraftar grubları St. Pauli'nin kapısından bile geçemiyor. Hemen hemen tamamı sol görüşlü olan taraftar grubu içinde, işçi, eşcinsel, punkçı gibi toplumda 'marjinal' muamelesi gören grupların St. Pauli üst kimliğinde buluştuğu bir tribüne sahip St. Pauli.
Zengin Hamburg'un her zaman dışlanmış semtinden böyle bir taraftar yapısı çıkması sanırım hiç şaşırtıcı değil.
Hakkında söylenecek çok şey var ama görüntüler anlatılanlardan daha etkili olacaktır.
Sahaya AC/DC 'nin Hells Bells şarkısı ile çıkan St. Pauli ve Tribünler.
Bu video'da da The Guardian'ın hazırladığı mini St. Pauli belgeselini izleyebilirsiniz.
St. Pauli Tribünlerinden bir show.
Daha ekleyecek çok fazla video ve fotoğraf var elbette. Burada bunları doldukmak yerine biraz araşturma yaparak güzel zaman geçireceğinize garanti verebilirim...
Endistüriel futbola karşı, yaşasın tribün kültürü :)
Sevgiler,
Serhat Öz
21 Ocak 2014 Salı
Seba't Et Efsane Başkan
Bir kişi düşünün, tuttuğu takımda futbol oynamış, 16 yıl başkanlık yapmış, taraftarların 'mabet' olarak nitelendirdiği futbol stadyumunun, İnönü Stadyumda atılmış ilk golün sahibi olmuş, 'Onursal Başkanlık' ünvanı verilmiş.
Bu özelliklerin hepsinin bir arada olması artık modern(!) futbolda pek mümkün gözükmüyor değil mi? Süleyman Seba'da bunların hepsi var ve bence bunlardan çok daha önemlisi Türk spor camiası için taraflı tarafsız herkesin sevgisi ve saygısını kazanmış olmak eminim kendisi için oldukça değerlidir.
Bugunlerde efsane başkan'ın durumu yine pek iyi değil. Tüm dualarımız onunla...
Eminim yine hasta yatağından kalkacak varlığıyla tüm Beşiktaş'lılara güç vermeye devam edecektir...
Seba't et başkanım...
Sevgiler,
Serhat Öz
Etiketler:
başkan,
Beşiktaş,
onursal başkan,
Süleyman Seba
16 Ocak 2014 Perşembe
Latrell Sprewell NBA'de Rekora Sahip Olabilir Mi?
Latrell Sprewell benim için 1999 yılından bugune uzanan bir efsane. Lise yıllarımda herkes Kobe Bryant mı ve Vince Carter mı Jordan'ın veliahtı tartılmas yaparken ben New York Knicks gibi bir takımın kısa forvetini kendimi efsane olarak seçmiştim.
New York'a gelene kadar kariyerin hep skandallar olan Latrell Sprewell'i belki de bu yüzden bu kadar çok sevdim. Kendisi All-Star bir oyuncu olmasına çok sıkı NBA izleyisi dışında herkesin bildiği bir sporcu değil malesef.
Çok uzatmadan konuya geleyim. Latrell Sprewell NBA'de bir rekora sahip basketbolcu. Bir maçta %100 üç sayılık isabet oranıyla en fazla üçlük atma rekoru kendisine ait.
New York'taki maçta LA Clipper potasına 9 da 9 üç sayılık basket göndererek rekoru kırıyor ve bu zamana kadar da hala rekoru elinden alınmış değil.
Fazla söze gerek yok, Sprewell 'i izleyelim:
Sevgiler,
Serhat Öz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

