FIFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FIFA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2014 Cuma

Futbol Tanrıları'nın Şovu Başladı - Brezilya: 3 - Hırvatistan: 1

Haklılık veya haksızlık yönüne girmeden günlerdir süren tartışmalara ve sorunlara rağmen FIFA Dünya Kupası 2014 başladı. Gerek gündüz vakti olması gerekse bana göre az personel kullanımı sebebiyle sönük bir açılış töreni olduğunu söylemeliyim. Açıkcası "atmosfer" konusunda beni kaygılandıran bu törene rağmen maç saati geldiğinde tribünler bu açığı bence başarıyla kapattı.

Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'ndaki Vuvuzela "rezaleti" ( bir toplum seviyor ama zorla tüm dünya sevecek diye birşey yok ) ve daha da kötüsü futbol kalitesinin düşüklüğü bu Dünya Kupası için de bir "acaba" sorusunu yaratmıştı.


Ancak ilk maç sonunda Brezilya ve Hırvatistan'ın karşılıklı performansları turnuvanın ilerideki maçları için biz futbolseverlere bir ümit verdi diyebilirim. Beklenildiği gibi maça hızlı başlayan Hırvatistan kısa sürede öne geçmeyi başarsa da Brezilya dengeyi kurmakta gecikmedi. Ancak bence kesinlikle bir adım öne geçebilmiş değil. Skor biraz yanıltıyor çünkü Japon Hakemin uydurma penaltısı Brezilya'yı inanılmaz rahatlatmışken Hırvatistan'ın da gardını düşürdü.

Hırvatistan beklenilen performansı sahaya sürdü ve Brezilya'da ona eşlik etti fakat Brezilya bu kupanın bir adım öne çıkan takımı olarak bu akşam Futbol Tanrıları'nın da gözdesi idi. Eğer Hırvatistan biraz daha şanslı olsa bu maç gollü bir beraberlik ile sonlanabilirdi.

Turnuva'nın yıldız adaylarından Neymar ise sahadaki iyi futbola eşlik etse de Brezilya'yı alıp götüren bir futbol oynadığını söyleyemeyeceğim. Ancak sürekli pozitif düşünüyor olması sebebiyle yanlış tercihler yaptığı anlarda bile şansı yanında idi.

Uzun lafın kısası açılış töreni ve Japon Hakem bence skora etki etmesi sebebiyle sınıfta kalırken; takımların futbol oynama arzuları ve maçın yarattığı heyecan futbolseverleri sevindirdi.

Önümüzdeki maçlara bakacağız :)

Saygı ve Sevgilerimle,

Umut Dülger

14 Ocak 2014 Salı

Altın Top Mağduriyeti

En baştan söyleyeyim; Barcelona ve Messi'yi sever, empati duyar ve takip ederim. O yüzden çok da tarafsız bir yazı okumayacaksınız. Ancak taraf olmak objektif olmaya bir engel değildir.

Bugün konuştuğumuz Altın Top; FIFA'nın Yılın Futbolcusu ve France Football Dergisi'nin Ballon d'Or ödüllerinin 2010 itibari ile birleşmesinden doğmuştur. Bu nedenle aslında Christiano Ronaldo bu ödülün 2008 yılında FIFA ayağını kazanmıştır. Akabinde Messi tarafından bir adet FIFA Yılın Futbolcusu ve üç adet Altın Top olmak üzere domine edilmiştir.

Ballon d'Or yani ülkemizdeki bilinen adıyla Altın Top ödülü kazananı kadar kaybedeniyle de konuşulan bir ödül olma özelliğine sahip. Ballon d'Or 2013 öncesi özellikle de Christiano Ronaldo üzerinden sıkça gündeme geldi. Her defasında artık bu sene haketti derken ödülü bir başkasına kaptırması, törenlerdeki tavır ve bakışları gündeme yerleşti.

Açıkcası bence de kaybedenleri hatta adaylar arasından finale kalamayanları tartışmak hoş oluyor. Örneğin; Roben. Bence Bayern Münih takımının bugüne gelmesindeki payı çok büyüktür. Gerek çok kritik maçlardaki kritik golleri gerekse oynadığı futbolun seviyesi ile en azından finale kalabilmeliydi. Ancak sanırım jüri tarafından pek sevilmiyor ya da ödül töreni için yeterince popüler değil.

Belki haksızlık ettiğimi düşüneceksiniz ancak bu sene Christiano Ronaldo'nun bu ödülü alabilmesinin iki sebebi var ve bunların performansı ile ilgisi yok. Kaldı ki bence de bu sene gayet başarılı bir futbol ortaya koyuyor. Sebeplerden ilki daha önce ödülü kazanamamasından kaynaklı mağduriyet atmosferi (oylama sürecinin uzatılması sonucu kopan yaygarayı örnek gösterebiliriz). İkincisi de Messi'nin geçmiş senelere oranla düşen (ki eğer yeniden sakatlanmazsa yükselişe geçebilir) performansı ve yaşadığı dava süreçleridir.

Bu senenin favorisi olan ve bence alsa hiç şaşırılmayacak kişi Ribery ise yukarıda bahsettiğim mağduriyet atmosferinin ve Platini'nin üzerindeki "kayırmacı Başkan" algısının kurbanı oldu. Bayern Münih böyle devam ederse seneye de ödül için finale kalan adaylardan olması şaşırtmayacaktır.

Uzun lafın kısası; benim umudum artık Altın Top Ödülü üzerindeki bazı baskıların azaldığı ve seneye kamuoyunun tüm tarafları ile kazanan hakkında daha ortak bir memnuniyet duygusu duyacağı üzerinedir.

Saygılarımla,

Umut Dülger