16 Haziran 2014 Pazartesi

Brezilya 2014: 4. Maç Günü Değerlendirmesi

15 Haziran 2014

Turnuvanın ilk üç maç gününde gerek süpriz galibiyetler gerekse güzel oyunları ile Güney Amerika takımları yükselişe geçmişti. Ancak bugün oynanan maçlarda Ekvador'u biraz ayrı tutarsak özellikle mücadele ve futbol oynama çabasını pek göremedik. Brezilya'nın ev sahibi olarak adlandırıldığı turnuvada gördük ki; asıl ev sahibi tüm Güney Amerika. Bu nedenle bence Güney Amerika takımları ilerleyen maçlarda bu avantajı daha iyi kullanmalı ve ayaklarına gelen fırsatı tepmemeliler.

15 Haziran 2014 Pazar

Efsane Robin Van Persie Golü ve Twitter'a Yansıyanlar



Robin Van Persie Brezilya 2014'ün 2. gününde muhtemelen kupa tarihine geçecek çok güzel ve akıl dolu bir gole imza attı.

Öncelikle golü hatırlayalım:

Brezilya 2014: 3. Maç Günü Değerlendirmesi

14 Haziran 2014

Merakla beklediğim bir maç günü idi. Çünkü finalde görmek istediğim Uruguay ile kupayı almasını umduğum İtalya turnuvadaki ilk maçlarına çıkacaklardı. O yüzden farklı bir heyecanla maç saatlerini beklemeye başladım.

Lafı fazla uzatmadan son olarak hakemlerin mücadelelere daha az etki ettiği bir maç gününü geride bıraktığımız için mutlu olduğumu belirteceğim. Zira futbol böyle daha güzel.

Kosta Rika : 3 Uruguay : 1 - Ölüm Grubu'nda Hayat Var!

Ölüm grubu olarak gösterilen D Grubu'nda ilk maçlar tamamlandı.

Oldukça heyecanlı maçlara sahip olan grupta ilk maçlar "kolay lokma" olarak gösterilen Kosta Rika'nın liderliğiyle geçilince; önümüzdeki maçlar için de süpriz senaryolara açık bir yola gidilmiş oldu.

Şu Uruguay maçına bir bakalım.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Yetenek Tamam... Ya Cesaret?

Dünya Kupası'nın ikinci gününde tüm kupa boyunca olabilecek en sansasyonel olaylardan biri oldu ve Hollanda, son 3 büyük turnuvayı kazanan İspanya'yı 5-1 gibi bir skor ile yendi.

Şüphesiz bu maç ile ilgili akılda kalan en önemli şey Van Persie'nin attığı ilk gol. Müthiş bir pas, inanılmaz bir vuruş... Peki bu muazzam gol vuruşu için Van Persie'nin hangi özelliklerini sayabiliriz? Pozisyon takibi, top ile buluşacağı noktayı seçmesi, kalecinin durduğu noktayı görebilmesi ve topu o ölü noktaya yollayabilmesi...

Evet, bu özelliklerin hepsi Van Persie'de var. Bunu zaten futbol hayatı boyunca defalarca kanıtladı. Ama benim için asıl mesele Van Persie'nin bu vuruşu yapabilecek cesarete sahip olması. O pozisyonda topu kontrol edebilir ve yerden daha rahat bir vuruş ile golü atabilirdi. Yine önemli bir maçta atılan önemli bir gol olurdu ama hafızamızda da bu denli yer edinemezdi.



Türkiye gibi bir ligde bile topu ilk vuruşta nereye yollayabileceğini bilen adamların sayısı lig tarihi boyunca bile hep az oldu. Tam anlamıyla takip ettiğim tek takım olan Beşiktaş'ı düşününce Oktay Derelioğlu ve İlhan Mansız'dan başkası gelmiyor aklıma. Hep bir topu kontrol etme çabası, hep bir hantallık hakim.

İşte böylesine büyük bir karşılaşmada hiç çekinmeden penaltı noktasının gerisinden topu kalecinin üstünden ağlarla buluşturmaya cesaret edebilen adamlar yüzünden güzel bu oyun.



Kupa boyunca bu küçük farkların büyük sonuçlarını daha pek çok kez görmek umuduyla...

Brezilya 2014: 2. Maç Günü Değerlendirmesi

13-06-2014

Belki böyle bir yargıya varmak için henüz erken ama hakemler yine turnuvada belirleyici bir faktör olacak gibi duruyorlar. Kasıtlı yaptıklarını söylemek uçuk olacaktır ama bu kadar bariz hataları da ben şahsen beklemiyordum.

Meksika-Kamerun maçındaki Dos Santos'un ofsayt gerekçesi ile sayılmayan golü ( kimilerine göre iki golü ); İspanya-Hollanda maçındaki; İspanya'nın kazandığı penaltı ve Hollanda'nın Casillas'a yapılan faule rağmen verilen golü benim gözümde hatalı hakem kararlarıdır. Özellikle de ilk iki günde penaltılar konusunda çok hatalı olduklarını söylemek yanlış olmaz sanırım.

Hakemlerden bu kadar bahsettiğimiz yeter. Daha fazla bahsetmeden, ilerleyen günlerde ön plana çıkmamalarını temenni ederek kısa kısa maçların değerlendirmelerine geçiyorum.

13 Haziran 2014 Cuma

Futbol Tanrıları'nın Şovu Başladı - Brezilya: 3 - Hırvatistan: 1

Haklılık veya haksızlık yönüne girmeden günlerdir süren tartışmalara ve sorunlara rağmen FIFA Dünya Kupası 2014 başladı. Gerek gündüz vakti olması gerekse bana göre az personel kullanımı sebebiyle sönük bir açılış töreni olduğunu söylemeliyim. Açıkcası "atmosfer" konusunda beni kaygılandıran bu törene rağmen maç saati geldiğinde tribünler bu açığı bence başarıyla kapattı.

Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'ndaki Vuvuzela "rezaleti" ( bir toplum seviyor ama zorla tüm dünya sevecek diye birşey yok ) ve daha da kötüsü futbol kalitesinin düşüklüğü bu Dünya Kupası için de bir "acaba" sorusunu yaratmıştı.


Ancak ilk maç sonunda Brezilya ve Hırvatistan'ın karşılıklı performansları turnuvanın ilerideki maçları için biz futbolseverlere bir ümit verdi diyebilirim. Beklenildiği gibi maça hızlı başlayan Hırvatistan kısa sürede öne geçmeyi başarsa da Brezilya dengeyi kurmakta gecikmedi. Ancak bence kesinlikle bir adım öne geçebilmiş değil. Skor biraz yanıltıyor çünkü Japon Hakemin uydurma penaltısı Brezilya'yı inanılmaz rahatlatmışken Hırvatistan'ın da gardını düşürdü.

Hırvatistan beklenilen performansı sahaya sürdü ve Brezilya'da ona eşlik etti fakat Brezilya bu kupanın bir adım öne çıkan takımı olarak bu akşam Futbol Tanrıları'nın da gözdesi idi. Eğer Hırvatistan biraz daha şanslı olsa bu maç gollü bir beraberlik ile sonlanabilirdi.

Turnuva'nın yıldız adaylarından Neymar ise sahadaki iyi futbola eşlik etse de Brezilya'yı alıp götüren bir futbol oynadığını söyleyemeyeceğim. Ancak sürekli pozitif düşünüyor olması sebebiyle yanlış tercihler yaptığı anlarda bile şansı yanında idi.

Uzun lafın kısası açılış töreni ve Japon Hakem bence skora etki etmesi sebebiyle sınıfta kalırken; takımların futbol oynama arzuları ve maçın yarattığı heyecan futbolseverleri sevindirdi.

Önümüzdeki maçlara bakacağız :)

Saygı ve Sevgilerimle,

Umut Dülger